ULUSLARARASI PARA FONU (*) 

 

GİRİŞ

 

Uluslararası para fonu (IMF) Birleşmiş Milletlerin özel bir kurumu olarak 1945 yılında kurulmuştur. Merkezi Washington’da olan kurum 183 üyesi tarafından yönetilmektedir. Uluslararası para sisteminin merkez kurumudur. Asıl amacı üye ülkelerde güçlü ekonomik politikalar uygulamasını teşvik ederek ekonomik krizlerin önlenmesini sağlamaktır. Bunun yanında fon, kaynaklarını geçici olarak kullanım imkanı sunarak, üye ülkelerin ödemeler dengesi problemlerini gidermeye çalışır.

 

1. IMF’ İN KURULUŞU

 

             IMF, 1944 yılında ABD’nin New Hampshire Bretton Woods kasabasında yapılan Birleşmiş Milletler toplantısında kurulması kararlaştırılmıştır. Bu konferansa katılan 45 ülke 1930’lu yıllarda meydana gelen Büyük Depresyonun oluşturduğu yıkıcı ekonomik politikaların tekrarını önlemek amacıyla bu ekonomik kurumun çatısını oluşturmuşlardır.

             Bu dönemde sanayileşmiş ülkelerin ekonomik faaliyetleri zayıflamış, böylece ülkeler ekonomilerini korumak amacıyla ithalata kısıtlamalarını artırmışlardır. Bu tedbirlerin sonucunda dünya ticaretinde, gelir ve istihdam seviyesindeki daralma daha da artmıştır. Hatta bazı ülkeler azalan altın ve döviz rezervlerini korumak için dışarıdan mal ithalatını durdurmak, döviz kurlarını devalüe etmek ve vatandaşlarına yabancı ülke parasını bulundurmayı yasaklamak gibi tedbirler aldığı görülmektedir. Bunların sonucu olarak hiçbir ülke rekabet düzeylerini koruyamamış, buda dünya ticaretinin, istihdam ve yaşam standardının düşmesini ve uluslararası ekonomide bir çöküşün meydana gelmesini sağlamıştır (www.imf.org).

             İkinci dünya savaşının bitiminden sonra müttefik ülkeler (2. dünya savaşının galibi devletler) Bretton Woods konferansında uluslararası parasal ilişkileri düzenlemek için bir çok plan ortaya atmışlardır. Bu planlardan ikisi, ABD Hazine bakanı Harry Dexter WHITE’ın planı ile İngiltere Hükümetini temsilen katılan John Maynard KEYNES’in planlarıdır. KEYNES’e göre bir uluslararası kriling birliği oluşturulacaktır. Bu birlik uluslararası merkez bankası rolü oynayarak, uluslararası ödemelerin denkleştirme mekanizması üstlenecektir. Bunun yanında Bancor adı verilen uluslararası rezerv bir para oluşturulacaktır. Yine bu planda her üye ülkenin belirli kota sahibi olması ve bu kota oranında üye ülkelere dış açık durumunda Bancor tahsis edilmesi önerilmektedir. Dış fazlası olan ülkeler ise fazlalığını dış açığı olan ülkelere tahsis edilmesini sağlamak için birliğe devredeceklerdir. WHITE planında ise, IMF ve Dünya Bankasının birlikte kurulması ve 1973 yılına kadar uygulanacak olan Bretton Woods para sisteminin oluşturulması önerilmektedir. Böylelikle döviz kurlarında istikrar sağlanacak ve uluslararası bir para sistemi oluşturulacaktır. Konferansta Keynes’den daha ağırlıklı olarak White’ın planları kabul edilmiş ve böylelikle uluslararası bir kurumun  temelleri, ana sözleşmesinin (Article of Agreement) onaylanması ve fon sermayesinin % 80'ninin üye ülkeler tarafından taahhüt edilmesi ile atılmıştır (Alpago, 2002, s. 23).

 

             2. IMF'İN AMAÇLARI

 

Genel olarak uluslararası refahın artmasını amaçlayan IMF’in hukuksal (sözleşmede yer alan ) amaçları şunlardır:

1-     Uluslararası parasal işbirliğinin gelişmesini sağlamak.

2-     Uluslararası  ticaretin dengeli büyümesini ve genişlemesini sağlamak.

3-     Döviz kurlarının istikrarını sağlamak.

4-     Çok yönlü ödemeler dengesinin kurulmasına yardımcı olmak.

5-     Ödemeler dengesi güçlükleri çeken üye ülkelere genel kaynakları geçici olarak mevcut kılmak.

6-     Üye ülkelerin, uluslararası ödemeler dengesindeki dengesizliklerin derecesini ve süresini kısaltmak (www.imf.org).

 

Bu amaçlar geçerliliğini hala korumakla birlikte Bretton Woods sisteminin 1973 yılında ortadan kaldırılması sonucunda amaçlarda bazı değişimler meydana geldiği gözlemlenmektedir. Bu dönemde (1944-1973) daha çok bu sisteminin (Bretton Woods sisteminin) daha iyi işlemesini sağlamak amacıyla faaliyet gösteren IMF, kaynaklarını daha çok gelişmiş ülkelerde ortaya çıkan sorunların çözümü için kullanmıştır. Bretton Woods para sisteminin ardından üye ülkeler döviz kurlarını kendi istekleri doğrusunda belirlemeye başlamış, özellikle gelişmiş ülkeler serbest kur sistemi içerisinde toplandığı gözlenmiştir. Serbest kur sisteminin Ödemeler dengesini otomatik olarak denkleştirme özelliğinden dolayı, gelişmiş ülkelerin bu dönemden sonra IMF kaynaklarını kullanmadıkları görülmektedir. İşte bu süreçte IMF, piyasalarındaki yapısal sorunlar nedeniyle üretim, istihdam seviyeleri yetersiz, sürekli ödemeler dengesi sorunları yaşayan az gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerin problemleri üzerinde yoğunlaşmıştır.

 Bu gelişmeler ışığında IMF yeni dönemde (Bretton Woods sisteminden sonraki dönemde) yeni fonksiyonlar edinmiştir. İMF’in bu yeni dönemdeki amaçları aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

 

1-     Ekonomik istikrarsızlık içinde olan ülkelere ve dış ödemeler bilançosu açık veren ülkelere kısa süreli kredi sağlamak.

 

2-     Uluslar arası parasal ilişkilerin düzenli ve uyum içinde gelişmesini gözetlemek.

 

3-     Üye ülkelerdeki makro ekonomik ve yapısal uyum politikalarına destek olmak.

 

4-     Üye ülkelerde daha liberal dış ticaret politikalarının kabulünü özendirmek.

 

5-     Dış ticaret ve kambiyo rejimlerinin  liberasyonu ve rasyonelleştirilmesi gibi konularda teknik açıdan yardım yapmak ve eğitim hizmetleri vermek.

 

6-     Üye ülkelerin uluslararası ticari bankalara veya resmi kuruluşlara olan ve ödenmeyen borç sorununun giderilmesine aracı olmak, yeni ödeme planları ile borç ertelenmesini içeren anlaşmalar hazırlamak (Alpago, 2002, s.33).

  

IMF bu amaçları gerçekleştirmek için üye ülkelere üç noktada hizmet eder;

 

1-     Ülke seviyesinde ve global seviyede ekonomik ve finansal gelişmeleri ve ekonomi politikalarını gözetleyerek, üye ülkelere politika önerileri sunar. Örneğin 2000 yılı Japon ekonomisi yıllık  raporunda IMF, Japon hükümetinin faiz oranlarını düşürerek büyümeyi canlandırmasını, banka birleşmelerini ve yeniden yapılandırmanın cesaretlendirilmesini ve rekabet ile yeniden düzenlemelerin teşvik edilmesinin gerektiğini ifade etmiştir.

 

2-     IMF, Ödemeler dengesi problemleri yaşayan üye ülkelere bu problemin düzeltilmesi için geçici kaynakları sağlamakta ve aynı zamanda problemin oluşmasına sağlayan temel nedenlerin, reform ve yapısal uyum politikaları çerçevesiyle düzeltilmesini sağlayacak finansal destekleri (borç) vermektedir. Mesela 1997-1998 Asya krizinde IMF Kore ekonomisine 21 milyar dolar kaynak akıtarak, ülke ekonomisinde yapılan reformlara ve ülkenin resesyondan kurtulmasına yardım etmiştir. Kore dört yıl içinde aldığı kredileri geri ödeyecek ve rezervlerini yeniden inşa edecek şekilde gelişme göstermiştir.

 

3-     IMF, Üye ülkelerin hükümetlerine ve merkez bankalarına konularında uzman kişiler tarafından teknik yardım ve eğitim sağlamaktadır. Bu amaçla IMF, SSCB’nin çökmesiyle birlikte ortaya çıkan devletlere ve bu birliğin üyesi olan balkan ülkelerine, planlı ekonomiden piyasa odaklı ekonomiye geçiş için gerekli olan teknik yardım ve eğitim hizmetlerini vermiştir.

 

1945 yılından itibaren dünya ekonomisinde meydana gelen değişimler beraberinde büyük zorluklarda getirmiştir. Özellikle 1990’ların ilk yıllarında uluslararası piyasalarda ve ekonomilerde artan birleşimler (globalleşme) ile birlikte ekonomik zorluklarda artmıştır. Bu nedenle IMF, finansal piyasalarda meydana gelen dalgalanmalarla (özellikle Asya ve Latin Amerika ülkelerinde) ilgilenme ihtiyacı duymakta, bazı ülkelere planlı ekonomik sistemden pazar ekonomisi sistemine geçişi sağlamada yardımcı olmakta ve globalleşmenin gerisinde kalma riski ile karşı karşıya kalan en az gelişmiş ülkelerde ekonomik büyümeyi ve yoksullukla mücadeleyi teşvik etmektedir.

 IMF son ekonomik gelişmelere,uluslararası parasal ve finansal sistemi güçlendirmeyi amaçlayan reformları ortaya koyarak ve finansal krizlerin önlenmesi ve çözümü için kendi katkılarını artırarak karşılık vermektedir. Bu reformların devamı niteliğinde, 2000 yılı eylül ayında yapılan  IMF ve Dünya Bankası  yıllık olağan toplantısında  IMF başkanı, yeni dönemde IMF’in geleceği ile ilgili vizyonunu şu şekilde oluşturmuştur;

 

3. YÖNETİMİ VE ÖRGÜT YAPISI

 

Bu gün 183 üye ülke tarafından yönetilen IMF’nin üç yönetim organı mevcuttur. Bunlardan ilki Guvernörler kurulu, ikicisi Yönetim yada İcra Direktörleri kurulu ve sonuncusu ise IMF başkanı ve üç yardımcısından oluşan genel direktörlüktür.

  

            3.1 Guvernörler kurulu

 

            Tüm üye ülkelerin temsil edildiği IMF’in en etkili organı guvernörler kuruludur. Yılda bir kez Eylül veya Ekim ayında Dünya Bankası Guvernörler Kurulu ile birlikte toplanır. Her üye ülke bu kuruma genellikle maliye bakanları ve merkez bankası başkanlarından oluşan bir guvernör ile guvernör vekilini istediği usul ile atamaktadır. Kurul ayrıca bir guvernörü guvernörler kurulu başkanlığına seçmektedir.

 Guvernörler kurulu, yıllık raporu ve hesapları onaylar, başkanını ve her iki yılda bir atama dışında kalan yönetim kurulu üyelerini seçer. Önemli kurumsal konular guvernörler kurulunda görüşülür. Kurul, üye kabulü, kotaların belirlenmesi, SDR tahsisleri ve IMF'in net gelirlerinin dağıtımı konuları ile yürütme kurulunun fon ana sözleşmesi ile ilgili yorumlarına itirazların karara bağlanması dışındaki tüm yetkilerini yönetim kuruluna devredebilir (Karluk, 1998, s.478).

 Uluslar arası parasal sistem ile ilgili önemli politikalar yılda iki defa Uluslararası Para ve Finans Komitesi (International Monetary and Finans Committe) olarak adlandırılan  bir guvernörler kurulu komitesi tarafından tartışılır. Eylül 1999 tarihine  kadar Interim (geçici yada Ara komite) komitesi olarak adlandırılan bu komite 1974 yılında geçici olarak kurulmuş ancak daha sonra süreklilik kazanmıştır. Bu komite hazırladığı raporları yönetim kuruluna sunar. Raporlar, uluslararası parasal sistemi ile ilgili bilgileri, uluslararası likidite gelişmeleri izleyerek AGÜ‘lere yönelik kaynak transferi politikalarını değerlendirilmesini, uluslararası parasal  sistemi etkileyecek sorunlarla ilgili  önlemler hazırlamasını ve IMF ana sözleşmesinde yapılacak olan değişiklikler konusunda görüşlerin bildirilmesini içermektedir (www.imf.org).

 Bu komiteye yönetim kuruluna direktör atayan veya seçen ülkeler birer temsilci atayabilirler (24 üye). Uluslararası para ve finans komitesi yılda iki defa Nisan - Mayıs ve Eylül - Ekim aylarındaki IMF ve Dünya Bankası ortak genel kurulu esnasında toplanır. Bu toplantıya aynı zamanda IMF başkanı, başkan yardımcıları ve yönetim kurulu üyeleri de katılmaktadır.

 IMF ve Dünya Bankası guvernörler kurulunun ortak komitesi Kalkınma Komitesi (Devolopment Committee) olarak adlandırılır. 24 kişiden oluşan bu komite uluslararası para ve finans komitesi ile birlikte toplanır. Az gelişmiş ülkelere mali kaynak transferine ilişkin kararlar üzerinde çalışmalar yapar. Bu çalışmalar daha sonra bir rapor haline getirilerek IMF  ve Dünya Bankası yönetim kuruluna sunulur.

 Bu iki komitenin dışında 5, 7, 10'lar gurubu gibi gayri resmi gruplar mevcutur. Bunların içinde  1962 yılında ödünç alma genel anlaşması ile kurulan 10'lar gurubu ( ABD, Kanada, İngiltere, Almanya, Japonya, Fransa, İtalya, Belçika ve İsviçreden oluşmaktadır.)  hükümet başkanları seviyesinde yıllık toplantılar yaparak uluslararası parasal ve ekonomik konularda görüşmeler yapmaktadır. Bu gruplar genellikle en çok sanayileşmiş ülkeler olup, uluslararası kararların alınmasında etkin rol oynamaktadırlar. Bu grupların dışında Azgelişmiş ülkelerin oluşturduğu 24'ler grubu  uluslararası parasal konularda az gelişmiş ülkelerin çıkarlarını korumaya çalışmakta fakat pek başarılı olamamaktadır (Karluk,1998, s.481).

  

3.2 Yönetim kurulu (İcra Direktörleri Kurulu)

 

Yönetim kurulu, 24 icra direktörü ve IMF başkanından oluşan, IMF’in günlük işlerinin yürütülmesinden sorumlu sürekli karar organıdır. Merkezi Washington'da olan bu kurul normal olarak haftada üç kez toplanır. Ancak olağanüstü durumlarda da toplantı yapabilir. IMF’in en büyük beş kotasına sahip olan ABD, Japonya, Almanya, Fransa ve İngiltere ile Rusya, Çin ve Suudi Arabistan kendi üyelerini bu kurula süresiz atarken geri kalan 16 icra direktörü geri kalan ülkelerden oluşan 16 ülke grubu tarafından iki yıllık süre için seçilirler. Genellikle bu 16 icra direktörü, 16 ülke gurubunda toplam oy gücü en fazla olan ülke’nin adayları olmaktadır (www.imf.org).

 IMF, diğer uluslararası organizasyonlardaki gibi bir üyeye (ülkeye) bir oy prensibinden farklı olarak ağırlıklandırılmış oy sistemi uygulamaktadır. Kotalarının büyüklüğü oranında üye ülkelerin oy gücü fazlalaşır. Bu nedenle IMF’de, dünya ekonomisindeki büyüklüğü ve dış ticaret hacmi değerleri büyük olan ülkelerin belirgin bir ağırlığı vardır. Genellikle kararlar basit oy çoğunluğu ile alınmaktadır. ABD ile gelişmiş batı ülkelerinin ve az gelişmiş ülkelerin birlikte hareket etmeleri durumunda, alınacak kararları veto etme imkanları vardır. Ancak IMF’de alınacak kararlar, genellikle daha önceden ortak görüşün alındığı ve üzerinde anlaşma sağlandığı için oy birliği ile alınmaktadır (Karluk, 1998, s.479).

 Yönetim Kurulunda oy güçlerinin kotalara bağlı olması oy gücünün nasıl belirlendiği konusunu ön plana sokmaktadır. IMF üyesi her ülkenin 250 oyluk sabit bir oyu vardır. Bu sabit oyun dışında birde değişken oy miktarı vardır ki, bu üye ülkelerin asıl oy gücünü belirleyen faktördür. Değişken oy miktarı üye ülkenin toplam kotasının 100 000 SDR’lik kısmı için 1 oy şeklinde hesaplanır. Değişken ve sabit oy miktarının toplamı ile o ülkenin toplam oy miktarı bulunur. Bu oy miktarının IMF’in toplam oy miktarına bölümüyle üye ülkenin IMF’deki oy gücü  bulunur. Bu açıklamalar ışığında Türkiye'nin oy gücünün  hesaplanması tablo 1’de gösterilmiştir.

 

              Tablo 1:Türkiye’nin  Oy Gücünün Belirlenmesi

 

1-Türkiye’nin Toplam Kotası

964.000.000 SDR

2-IMF’in Toplam oy miktarı

2.159.666

3-Sabit Oy

250

4-Değişken Oy ((1)/100.000 SDR)

9.640

5-Türkiye’nin Toplam Oy Miktarı((3)+(4))

9.890

6-Türkiye’nin Oy Gücü((5)/(2))

% 0,46

                      Kaynak:www.imf.org’dan derlenmiştir.

 

3.3 Genel direktörlük

 

Genel direktör veya IMF başkanı İcra Direktörleri Kurulu tarafından yenilenebilir 5 yıllık bir dönem için seçilir. Guvernör yada icra direktörü olamaz. Yönetim kurulunun ve IMF personelinin başıdır. Yönetim kurulunun direktifleri doğrultusunda günlük işlerin yürütülmesinden sorumludur. IMF başkanına birinci başkan yardımcısı ve 2 diğer başkan yardımcısı olmak üzere 3 tane başkan yardımcısı eşlik eder. Yönetim kuruluna başkanlık eder ve yine komite toplantılarına katılır. Sadece oyların eşit olması durumunda oy kullanabilir. IMF personelinin işe alınıp işten çıkarılmasını, yönetim kurulunun denetimi altında belirler.

 2002 yılı rakamlarına göre IMF'de 133 ülkeden 2800 personel çalıştırmaktadır. Profosyönel personelin yaklaşık dörde ikisi ekonomisttir. IMF’in 22 bölümü ve ofisi IMF başkanına düzenli rapor veren müdürler tarafından yönetilmektedir. Personelin büyük bir kısmı Washington’da ikamet eder. IMF ayrıca diğer uluslararası ve bölgesel  kuruluşlar ile ilişkiler kurmak için Paris, Tokyo, New York ve Cenova’da ofislere sahiptir (www.imf.org).

 IMF ana sözleşmesi uyarınca her üye IMF ile ilişkilerini bir Mali Ajan tarafında yürütmek zorundadır. Mali ajan, Hazine, Maliye Bakanlığı veya Merkez bankası olabilir.  Yine her üye ülkenin IMF adına tutacağı yükümlülükleri ve ödenmemiş kota bölümüne ilişkin taahhüt belgesini (prisomissory note) zorunlu bir Koruma Kurumu vasıtasıyla yürütmekle yükümlüdür (Karluk, 1998, s.481-482).

  

            4. KOTALAR

 

            IMF kurulurken kurucu üyeler IMF’in sermayesinin %80’ini taahhüt etmişlerdir. İşte taahhüt edilen bu miktar üye ülkelerin kotalarını kapsamaktadır. IMF’in kuruluş amaçlarından bir tanesi olan uluslararası likiditenin sağlanması amacıyla oluşturulan kotalar ülkelerin milli gelir, toplam rezervleri, dış ticaret hacimlerinin büyüklüğü ve ihracat çeşitliliği faktörleri göz önünde tutularak hesaplanır (Karluk, 1998, s.476).

             IMF’e üye olan her ülke fonda SDR cinsinden bir kotaya sahip olmaktadır. Bu kota üyelik başvurusu sırasında üye ülke tarafından ödenen ve gerek görüldüğünde genellikle 5 yılda bir artırılan bir miktardan oluşmaktadır. Kotalar dört nedenden dolayı çok önemlidir. Bu nedenler:

 

 

 

 

 

Üye ülkeler kendilerine tahsis edilen kotalarının % 25’lik kısmını ilk dönemlerde altın ile ödenmiştir. Bu nedenle bu % 25’lik kısım altın dilimi olarak adlandırılmıştır. Ancak altın diliminin ismi, 1978 yılında altın ile ödemenin kalkması bunun yerine SDR ve konvertibl diğer dövizlerin geçmesi ile birlikte rezerv dilimi olarak değişmiştir (Karluk,1998, s.484). Üye ülkeler kotalarının geri kalan % 75’lik kısmını ise milli paraları ile ödemişlerdir. Ancak yukarıda ifade edilen % 25- %75 oranı kesin bir oran olmamakta üye ülkenin rezerv durumuna göre bu oranlar değişebilmektedir (Alpago, 2002, s.41).

 

            Kotaların hesaplanmasında IMF tarafından belirlenen 5 tane formül bulunmaktadır. bu beş formülden en küçük değer veren 2 tanesi üye ülkenin kotasının belirlenmesinde temel teşkil etmektedir. Bu formüllerden bir tanesi ‘İndirgenmiş Bretton Woods formülü’ aşağıda verilmiştir. Bu formül dokuzuncu genel kota artırımı için uygulanan formüldür. Formüldeki katsayılar her kota artırma döneminde verilerdeki değişikliklere göre tekrar ayarlanmaktadır.

 

              Kota =( 0,014 Y+0,025 R+0,05 P+0,02276 VC)*((1+ C/Y)

                       

 Y : Üye ülkenin kota artırımı dönemindeki Milli Geliri (Gayri Safi Yurtiçi Hasılası)

 R : Üye ülkenin kota artırımı dönemindeki  yıllık Rezervleri

 P: Üye ülkenin kota artırımı döneminde  ve bundan önceki 5 yılık dönemdeki Cari Dış Ödemelerinin Yıllık ortalaması

VC: Üye ülkenin kota artırımı döneminde  ve bundan önceki 5 yılık dönemdeki hareketli ortalamadan  standart sapma olarak hesaplanmış Cari Dış Gelirlerdeki değişmeyi

C: Üye ülkenin kota artırımı döneminde  ve bundan önceki 5 yılık dönemdeki Cari Dış Gelirlerindeki yıllık ortalama değeri ifade etmektedir (Karluk, 1998, s.477).

  

            IMF en son kota artırımı ile birlikte 212 milyar SDR (yaklaşık $ 273 milyar) toplam kota rezervine sahiptir. Bu kotadan IMF’ye üye toplam 183 ülke içinde en çok kotaya, toplam kotaların % 17,6'sı ile ABD sahiptir. Türkiye ile en çok kotaya sahip olan beş ülkenin kota miktarları ve bunun IMF’in toplam kotasına oranları Tablo 2’de verilmektedir (www.imf.org).

 

               Tablo 2: IMF’deki En Büyük Kota Miktarları İle Türkiye’nin  Durumu1

                       

Ülkeler

Kota (milyon SDR)

Toplam kotaya oranı(%)

ABD

37 149,30

17,49

Almanya

13 008,20

6,12

Japonya

13 312,80

6,27

Fransa

10 738,50

5,06

İngiltere

10 738,50

5,06

Türkiye

964

0,46

                              1 1999 yılı (son kota artırımı) verileridir.

                  Kaynak: www.imf.org

 

IMF her beş yılın sonunda üye ülkelerin kotalarını gözden geçirerek, gerekli gördüğü takdirde kota artırımına gitmektedir. Bunun dışında Guvernörler kurulu kotalarda değişiklik önermeye her zaman yetkilidir. Ayrıca üye ülkenin talebi üzerine de ilgili ülkenin kotasında bir düzenleme yapılması mümkündür. Örneğin Çin Halk Cumhuriyeti Honkong ile birleşiminde bu hakkını kullanarak kotasının artırımını sağlamıştır. (Karluk, 1998, s.476) IMF tarafından bu güne kadar yapılan kota görüşmeleri ve kota artırımları  aşağıdaki tabloda  özetlenmiştir.

  

              Tablo 3: Genel Kota Görüşmeleri ve Artırımları

 

Genel kota görüşmeleri

Kota Görüşmeleri

Düzenleme Tarihi

Toplam Artış  (%)

1. Beşyıl

Artış önerilmedi

2. Beşyıl

Artış önerilmedi

1958/591

Şubat ve Nisan 1959

60.7

3. Beşyıl

Artış önerilmedi

4. Beşyıl

Mart  1965

30.7

5. Genel

Şubat  1970

35.4

6. Genel

Mart  1976

33.6

7. Genel

Aralık  1978

50.9

8. Genel

Mart 1983

47.5

9. Genel

Haziran  1990

50.0

10. Genel

Artış önerilmedi

11. Genel

Ocak  1999

45.0

12. Genel

2002 yılı içinde görüşülecek

--

1 Bu gözden geçirme 5 yıllık dönemin dışında kalan tek kota artırımı görüşmesidir.

                        Kaynak:www.imf.org

 

Türkiye toplam olarak 964 milyon SDR'lik kotaya sahiptir. Türkiye’nin kota miktarlarındaki son dönemki artışlar ve toplam kota miktarları aşağıdaki tabloda  verilmiştir (www.imf.org).

  

Tablo 4: Türkiye’nin son dönemdeki kota artırımları

 

Tarih

SDR (bin)

173 öncesi

151 000

04.21.1978

200 000

12.24.1980

300 000

12.28.1983

429 002

12.09.1992

642 000

02.18.1999

964 000

                                  Kaynak:www.imf.org

 

 

        5. IMF’İN KAYNAKLARI

  

        IMF üye ülkelere sağladığı mali ve teknik yardımları sağlayabilmek için yeterli miktarda mali kaynağa ihtiyacı vardır. IMF bu kaynakların büyük bir bölümünü üye ülkelerden çeşitli şekillerde sağlamaktadır. Bu kaynakları sağlayan ülkeler ise fonun kararlarında daha fazla etkiye sahip olmaktadırlar. Bugün için fona kaynak sağlayan ülkelerin gelişmiş ülkeler, fondan kaynak kullanan ülkelerin ise gelişmekte olan yada az gelişmiş ülkeler olduğu görülmektedir.

         IMF temel olarak iki kaynaktan finanse edildiğini ifade edebiliriz. Bunlar normal kaynaklar olarak ifade edilen kotalar ve borçlanmalardır. Ancak daha geniş şekilde bu kaynaklara ilave olarak  altın satışı, swap anlaşmaları ve net gelir politikası eklenebilir.

  

        5.1. Normal Kaynaklar: Kotalar

 

      Daha öncede ifade edildiği gibi IMF’in kuruluş gerekçelerinden birisi ve en önemlisi dünya ekonomisinde ortaya çıkabilecek ekonomik darboğazları ortadan kaldırabilmek için finansal destek sağlamaktır. Bu amaçla fon kaynak ihtiyacını sağlayabilmek amacıyla her üye ülkeden belirli bir miktar kaynağı kota adı altında tahsil etmiştir. Ancak IMF’in elde etmiş olduğu kota miktarının tamamı  finansman kaynağı olarak kullanılamamaktadır. Kullanılabilen kısımlar, kota içindeki konvertibil dövizler ve SDR’den meydana gelmektedir.

     Normal kaynaklar daha çok kredi dilimi, genişletilmiş fon, Ek finansman ve tampon stok finansman kolaylıklarının finansmanında kullanılır. Normal kaynakları kullanan bir üye ülke ödemeler dengesi açıkları ortadan kalkınca bu krediyi geri öder. Geri ödeme süresi kullanılan kolaylığa göre değişebilmektedir.

  

5.2. Borçlanmalar

 

IMF gerek gördüğü takdirde kotaların dışında ek kaynak olarak borçlanmaya gidebilir. Bu kaynağa genellikle normal kaynakların ülkelerin ihtiyaçları yetmemesi durumunda başvurulur. Bu kaynaklar geçici niteliktedir ve toplam kotaların yarısını geçemez. IMF ihtiyaç duyulması durumunda borç almak için iki büyük borç anlaşması yapmıştır:

  

5.2.1. Genel Ödünç Alma Anlaşması (General Arrangements to Borrow(GAB)) :

 

1962 yılında oluşturulan bu anlaşma 10’lar grubu ülkelerin hükümetleri yada merkez bankaları ile İsviçre’nin birleşimiyle oluşturulmuştur. Kuruluş amacı 1960’lı yıllarda sterlin ve dolara  olan spekülatif hareketleri önlemek için yetersiz kalan IMF kaynaklarına ek kaynaklar yaratmaktır. Dört yıllığına yürürlüğe giren anlaşma süresi daha sonraki yıllarda 4 yada 5 yıllık dönemlerle uzatılmış ve bu uzatımlar günümüze kadar devam etmiştir. Sağlanan kaynak miktarı 1983 yılına kadar 6,4 milyar SDR, 1983 yılından sonra ise 17 milyar SDR'dir. Bunun yanında GAB anlaşmasına bağlı ancak ondan ayrı olarak yürütülen ve Suudi Arabistan Para ajansı ile yapılan 1,5 milyar SDR’lik ek bir kaynak imkanı daha vardır. GAB çerçevesinde kaynak sağlayanlar ve kaynak miktarları tablo 5’de verilmiştir.

  

   Tablo 5: GAB'a Katılan ülkeler ve Kredi  Miktarları

 

Katılanlar

miktar
(milyon SDR)

ABD

4,250.0        

Almanya Bundesbank

2,380.0         

Japonya

2,125.0         

Fransa

1,700.0         

İngiltere

1,700.0         

Italya

1,105.0         

Swiss National Bank

1,020.0         

Kanada

892.5         

Hollanda

850.0         

Beçika

595.0         

Sveriges Riksbank

382.5         

Total

17,000.0         

Suudi Arabistan ile GAB çerçevesinde yapılan anlaşma

1,500.0         

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           

 

 

 

 

 

 

                                        Kaynak: www.imf.org

  

5.2.2. Yeni Borç Düzenlemesi (New Arrangement To Borrow(NAB)) :

 

1994 yılındaki Meksika finansal krizi, ileride finansal krizlerde çok daha fazla kaynağa ihtiyaç olabileceğini otaya koymuştur. Bu amaçla 25 ülke ve kurumun katılımıyla 1997 yılında NAB anlaşması çerçevesinde 34 milyar SDR’lik ek bir finansman kaynağı oluşturulmuştur. Yeterli ülkenin kaynak tahsisiyle faaliyete geçecek olan NAB GAB’ın yerine geçmeyecektir (Karluk, 1998,s.510). NAB ve GAB çerçevesinde kullanılabilecek toplam ek kaynak miktarı 34 milyar SDR’dir. Bu iki anlaşma (NAB ve GAB) çerçevesinde IMF başkanının kaynak önerisi, ancak GAB ve NAB katılımcılarının kabul etmesi durumunda etkili olabilir ve yönetim kurulunda onaylanabilir. NAB çerçevesinde yaratılan kaynak miktarı ve katılımcıları aşağıdaki tabloda görülmektedir.

 

   Tablo 6: NAB katılımcıları ve tahattütleri

 

Katılımcılar

Milyon SDR

Avustralya

810        

Avusturya

412        

Belçika

967        

Kanada

1,396        

Danimarka

371        

Almanya Bundesbank

3,557